Güncel Danıştay Kararları⚖ Emsal Mahkeme Kararları⚖ İdare Hukuku İçtihatları⚖

02.06.2026
Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu disiplin cezasının dayanağı olan soruşturma raporunda alt ceza uygulanması yönünde getirilen teklifin disiplin cezası vermeye yetkili merci tarafından kabul edilmeyerek, suçun ağırlık ve niteliğine göre sübut bulan fiile karşılık gelen cezanın verildiği ve 2547 sayılı Kanun'un 53/D maddesinde alt ceza uygulanması yönünde idareyi icbar eden bir hüküm bulunmadığı, alt ceza uygulanıp uygulanmaması hususunun idarenin takdirine bırakılmış bir yetki olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, esasa yönelik argümanlarının dikkate alınmadığı, tahkikatın noksan yapıldığı ve hukuki dinlenme hakkının ihlal edildiği, Yükseköğretim Kurulu tarafından önerilen cezanın üstünde ceza vermek suretiyle yasanın vermediği bir yetki kullanılarak yetki gaspı yapıldığı, dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararının 2547 sayılı Kanunun 53/D-3 maddesi kapsamında bir alt ceza tesisi için yapılan talebe rağmen bir üst cezanın verilmesi yönünden gerekçesiz olduğu, davacının akademik ve idari kariyerinde dava konusu disiplin cezasının haricinde hiçbir cezası bulunmadığı, görevini layıkıyla ifa eden bir idareci olduğu, savunma istem yazısının tebliği üzerine davalı Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulu'na başvurarak savunmasını
hazırlayıp dinletmek istediği tanıklarını hazır bulundurmak için bir aylık ek süre talep ettiği, ancak bu talebine olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmediği, 17/10/2019 tarihinde Yüksek Disiplin Kurulu huzurunda gerçekleştirilen sözlü oturumda tanıklarını hazır etmesi için süre verilmesini yeniden talep ettiği, bu talebinin Yüksek Disiplin Kurulu tarafından kabul edilmediği, bu nedenle savunma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda; davacıya "Genel Kültür ve Genel Yetenek" kısmında sorulan 35 nolu sorunun "Cennet-Cehennem Mağaraları hangi ilimizdedir?" şeklinde olduğu, dolayısıyla cevabı kesin ve net olan bu soruya davacı tarafından verilen cevaba komisyon başkanı ve üyelerince takdir edilecek puanların da aynı olmasının gerektiği, buna karşılık sözlü sınav değerlendirme formunun incelenmesinden, başkan ve komisyon üyeleri tarafından farklı puanlar takdir edildiğinin görüldüğü, böylece sözlü sınavda idareye tanınan takdir yetkisinin objektif olarak kullanılmadığı sonucuna ulaşıldığı, bu durumda, davacının sözlü sınav neticesinde 1. yedek olarak belirlenmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, bununla birlikte, bu kararın, davacının atanması yolunda bir sonuç doğurmayacağı, yeniden yapılacak sözlü sınav sonucunda ortaya çıkacak olan değerlendirme ve puana göre işlem tesis edilmesine yönelik olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sözlü sınavların, ilgili mevzuat ve ilanda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirildiği, adayın; sözlü sınava ilişkin kriterler çerçevesinde tarafsız olarak değerlendirildiği, kura yöntemiyle çektiği soruya verdiği cevabın her komisyon üyesince ayrı ayrı puanlandırılarak kayıt altına alındığı, sözlü sınav değerlendirme formu dışında herhangi bir kayıt sisteminin mevzuat gereğince kullanılmadığı, mevzuata uygun olarak teşkil olunan sözlü sınav kurulunca yapılan değerlendirmenin söz konusu olduğu bir durumda, yargı yerince kurum özelindeki kurulun yerine geçip değerlendirmenin ne şekilde yapılması gerektiği hususunda yargısal denetim yapılmasının mümkün olmadığı, aksi durumun idarenin yerine geçerek işlem tesisi niteliğinde karar verme sonucunu doğuracağı, kariyer ve liyakat ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, kamu hizmetinin etkin ve verimli şekilde yürütülebilmesi için gerekli önlemleri almakla yükümlü olan idarelere, kamuya alınacak çalışanlarda belirli koşullar arama konusunda, üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olmamak üzere takdir yetkisi tanındığı ve başarısız sayılma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 16/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacı tarafından, İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde ve ... Mahallesi, ... Sokak No: ...adresinde yer alan ... askı koduyla ağır hasarlı olarak tespit edilen yapıya yönelik olarak ... tarih ve ... sayılı talep ve bilgilendirme formu ile konut hak sahipliği başvurusunun hasarlı yapıya ait mülkiyet belgesi ibraz etmediği ve davacının kendisi adına ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde hasarsız konutunun bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle reddedildiği, başvuruya konu hasarlı konutun davacı tarafından 06/03/2023 tarihinde satın alınmış olduğu, depremde hasar gören bahse konu konut dışında deprem tarihi itibarıyla davacı adına kayıtlı başka bir konutun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere, afet nedeniyle yıkılmış veya oturulamayacak derecede hasar gören konutu bulunan afetzedenin, kendisine veye eşine ait o yerde müstakil hasarsız başka bir konutunun bulunmaması koşulunun afet tarihi itibarıyla aranması gerekeceğinden, olayda, davacının hak sahibi olarak kabul edilmemesine neden olan hasarsız konutun deprem tarihi itibarıyla mevcut olmadığı, davacının söz konusu hasarsız konutu deprem tarihi olan 06/02/2023 tarihinden sonra 06/03/2023 tarihinde satın almış olduğu görüldüğünden, aynı ilçede hasarsız konutunun bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacının hak sahipliği başvurusunun reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasının İPTALİNE,
2. Davacının hak sahipliği başvurusunun reddine dair  Mahalli Hak Sahipliği Komisyon kararının İPTALİNE

Share